yerel

Makine müh. Deniz  SERHATLI (ÇİFÇİ) 
(Uluslalar arası işletme yönetilici master  programından,MBA)amed_hewler@hotmail.com

                                                                                17.07.2008

              ÖZERK YÖNETİMLER VE DEMOKRASİ 


Özerk yönetimler;    Yerelleşme olgusunun başlamasıyla beraber başlayıp ve günümüze kadar varlığını sürdüren, sınırları belirli olan bir coğrafyada yaşayan ve bu ortak yaşamdan kaynaklı ortak ihtiyaçlara sahip olan, bu ihtiyaçların karşılanması için yönetim mekanizmasının halk tarafından seçilip yasama ve yürütmenin de bu birimlerde olduğu, katılımcılığın, demokratikleşmenin, şeffaflığın hakim olduğu, cinsiyet özgürlükçü ve ekolojik bilince sahip birimlerdir. Yerinden yönetimlerin tanımından anlaşılacağı gibi  bu  birimler  halkın katılımını esas  alıp  tamamıyla  yurttaş  odaklı  olmak zorundadırlar. Günümüz dünyasında küreselleşmenin hızlı gelişimi ile beraber merkezi iktidarlar ve yapılar yerelin sorunlarıyla uğraşamaz hale gelmiştir. Merkezi yapıların bunu başarmaları mümkünde değildir. Bundan kaynaklı yurttaşlar kendilerini ait olduğu ülkenin sorunlarının bir parçası olarak görmeyip  sadece seçimden  seçime  oy hakkını  kullanıp bir çok gelişmeye yabancı kalmaktadır. Oyunu kullanan yurttaş temsilen gönderdiği  temsilciyi  tam olarak denetleme imkanına sahip olmadığı için temsilcisini (milletvekili,muhtar,belediye başkanı)  denetleyemeyip  bir  sonraki seçimleri beklemektedir. Buda aksak bir demokrasi anlayışını ortaya çıkarır 

Yurttaşın merkez olmadığı hiçbir yerde tam bir demokrasiden söz etmek mümkün değildir. Özerk yönetimler yurttaşların kendilerini yönetime ortak hissedip katılım bilinçlerini örgütlü bir yapıya kavuşturmaları için çok önemli sivil toplum kuruluş örgütleridir Tarihi süreç içerisinde bakacak olursak özerk yönetimler yerelleşme ile beraber ortaya çıkan ve günümüze kadar varlıklarını sürdüren birimlerdir. Milattan önce özellikle de neolitik dönemde yerelleşme olgusu kadın hâkimiyeti ile beraber daha da belirginleşmiştir. Bu dönemde kadınların öncülüğünde yönetim yapıları ilkel de olsa kurulmuştur. Daha sonraki süreçte, antik çağda ise ‘polis ve  site’   olarak  varlıklarını devam ettirmişlerdir. Sümerler dönemin de kurulan ve kurumsallaştırılan zigguratlar ise tam bir hiyerarşik merkezi yönetim modelidir.

 

Yerinden yönetim birimlerinin en önemli özelliklerin biriside katlımcı bir demokrasi anlayışının gelişmesine fırsat vermedir. Bu birimlerde yurttaşlar kendilerini ortak sorumluluk gerektiren konulara katılım için kendisini birer paydaş olarak görüp tüm gelişmelere zamanında ve yerinde cevap olabilme imkânına sahiptir.

 

Dünyadaki yerel yönetim modellerine baktığımızda yerel yönetim bilinci gelişen yerlerde demokrasi bilinicide doğrusal orantılı olarak gelişmiştir. Örneğin eyalet sistemin hakım olduğu ve bir Anglo Sakson model olan Amerika, Kanada, Almanya da veya yerel özerkliğin geliştiği ve güç olduğu İsveç, İzlanda, İngiltere, Yunanistan, İrlanda, Lüksemburg, İspanya ve benzeri birçok batı ve İskandinavya ülkelerinde demokraside aynı oranda gelişmiştir. Yerel bilincin gelişmediği Türkiye, İran, Arap ülkeleri ve bazı Afrika ile orta Asya ülkelerinde ise tam bir demokrasi bunalımı söz konusudur.

Demokratik bir yerel yönetim biriminde demokrasi ile yerel arasındaki diğer bir önemli nokta ise yurttaşın oluşturacağı baskı gurupları ile bu birimler üzerinde tam bir denetim hakkını elde etmesidir. Oluşturulan bu baskı gurupları yerelden başlayıp merkeze kadar giden yönetim birimleri üzerinde bir baskı oluşturursa tüm ülkede yurttaş odaklı işleyen bir demokrasi anlayışından söz edebiliriz. Özellikle Türkiye de yurttaş odaklı olmayıp sadece sözde diyebileceğimiz ve belli bir kesimin isteklerine cevap olan bir demokrasi anlayışı söz konusudur. Bundan kaynaklı yurttaş ile devlet arasında bir güven bunalımı söz konusu olup demokrasinin gelişmesini de engellemektedir.

Yerelde geliştirilecek olan demokrasi anlayışı ile çok kültürlülüğün ve yurttaşlık bilincinin esas alındığı bir yerel yönetim bilinci ile yerel demokrasinin geliştirilmesi ülke demokrasisinin de gelişmesine katkıda bulunacaktır. Yerelde geliştirilmesi gereken bu bilinç öncelikle yerelin ortak değerlerinden oluşan ,cinsiyet özgürlükçü ve ekolojik anlayışa  sahip bir değerler sistemi olmalıdır.

 

Çok kültürlülüğün, cinsiyet özgürlükçü bir anlayışın, ekolojik bilincin, katılımcılığın ve yurttaş odaklılığın esas alındığı bir yerel yönetim modelinde demokraside aynı oranda gelişecektir.

----TACİRLİ KÖYÜ SİTESİ----
 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
         MAKALELER                      
•  Ferarrisini Satan Nietzche...
Cihan ADIYAMAN
İf istanbul'dan Bahman Ghobadi Geçti ...
Cihan ADIYAMAN
•  Halet i Ruhiyyemiz üzerine Cemil ADIYAMAN 
•   Bir Çocuğun göz yaşı... 
Deniz ÇİFÇİ 

• Özerk yönetimler ve demokrası
Deniz ÇİFÇİ
 
•   Seni Tarif Edemem...
Faruk ÖZTÜRK
•   Sevdanın Adı Aynıdır...
Necef ALTÜRK
Rüya (Şiir)...
İsmail YARAY
                                                   
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Köylümüz Faik Kubilay Öğretmen-Yazar
20.01.2009 14:38:24


LEYLEKLER VE BEN

Leylekler geldi mi?
Leylekler geldi mi anne?
Pembe pembe gülümsüyor mu badem?
Yağmur ......... Yağmur ......... Yine Yağmur.
Akşam sabah , gece gündüz
Neden hiç durmuyor , neden durmuyor
Rüzgardan da kanat takmış
Camlara camlara vuruyor.


Leylekler geldi mi?
Karşı yoncalık doydu mu suya?
Su oturdu mu , şişti mi göletler?
Bu tufanda leylekler çoktan yatar
Uykuya...


Leylekler geldi mi?
Tüyleri pırıl pırıl
Beyaz mı beyaz
Yağmur durdu mu güneş sıcak sıcak parlayacak.
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
Göletlere doluşacak leylekler
Kırmızı bacakları bir kalkıp bir inecek
Bıkmadan usanmadan
Bir baştan bir başa
Kısmetini arayacak



Bana söz verdi dedem , anne!
Söz verdi bana dedem
Kesmeyecek kavak ağacını
Devirmeyecek
Kavak ağacının başı yakında
Göğe erecek
Benim ilk leyleğim
Buradaki hazır yuvasına oturacak
Yağmur durdu mu , güneş çıkacak
Sıcak sıcak parlayacak
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
İki mi üç mü bilmem
Belki dört beş
Küçük küçük gagalar açık bekleyecek


Duymuştum
Kitaplarda okumuştum
Bende leylek yuvası kuracaktım
Fazla değil azıcık büyüyünce...
Anne leylek sarıp sarmalasın yavrusunu
Korusun yağmurdan , rüzgardan
Bazen de biz çocuklardan
Gönlünce


Düzlük... düzlük...
Sonu gelmez bir ova
Ovanın bu yerinde tek mi tek
Bir kavak ağacı
Gururlu mu gururlu
Yine yağmur çiseliyor
N'olur çıkma rüzgar deli deli
Kavağın kuzey yamacında
Harman yerine denk bir yuva
Yuvada benim leyleğim
Bir kartal kadar da heybetli


Leylekler gelmedi mi?
Leylekler , ne zaman gelecek , leylekler
Ne ....... ne ........... daireler mi çiziyor?
Yavrular soluk soluğa nefes nefese
Yoksa köpek mi var?Belki bir yılan
Kov onları anne, lütfen kov
Akşama sabaha gelecek leylekler
Bir sabah vakti yahut okulu kırdığımızda
İlk leyleği görmek...Yuvasında duruşunu
İşitmek...İşitmek istiyorum
Mahalleninin
Geldi!.. Geldi!.. Leylekler geldi!..
Hep bir ağızdan, hep bir ağızdan
Haykırışını, çırpınışını...
Leylekler gelmiş anne
Gelmiş leylekler..
Ne çok görmek isterdim
Ne çok...
Tanrıya yakarışını


Faik Kubilay-Öğretmen-Yazar
&
EV HANIMINDAN EV BEYİNE

Bugün Pazar kuruldu
Ev eksiği soruldu
Hanım yazdı bir liste
Bey okuyunca yoruldu


Kahve, şeker, çay lazım
Tursil, persil; fay lazım
Güzel kıza toy lazım
Pırtı-sandık alda gel.

Aman! Sucuk hoş olsun,
Peynir, ciğer yaş olsun
Kıyma-tavuk kuş olsun
Böbrek, dalak dilde al!

Unutma tunç tavayı
Sarı sarı ayvayı
Düşünmeli yuvayı
Pencereye tül de al.

Boş tencere, boş tava
Dolu olsun bak kova!
Bugün çok sıcak hava;
Limon-ayran bulda al.

Pasta-börek saklıdır,
Helva-lokum tatlıdır
Baklavalar katlıdır
Dükkanından tartta al!

Badem, ceviz kırılsın
Mısır, nohut kavrulsun
Bir küp turşu kurulsun
Biber, sirke, tuz getir.

Sedef düğme yapılır
Elmas küpe takılır
Altınlarda satılır
Sarraf sarraf gez getir!

Ciğer getir kediye
Yetiş saat yediye
Düğün için hediye
Paket paket düz getir.

Bardak-tabak kırıldı,
Çanak-çömlek yarıldı.
Yaralarım sarıldı
İlaç-merhem tez getir!

Sana-bana pijama
Oğlan-kıza fanila
Büyük-küçük karyola
Metre metre bez getir.

Kilo kilo pastırma
Paket paket makarna
Külah külah dondurma
Erimeden tez getir!

Pahalıdır iyi mal;
Kaliteli yağ ve bal
Helva-lokum kaymak al
Birkaç hamal tut getir!

Mangal kürek bozuldu,
Dirsek-boru kırıldı
Odun-kömür azaldı
Yakmak için gaz getir.

İğne-iplik şiş kayıp
İncik-boncuk pul sayıp
Söylemesi çok ayıp
Cımbız-toka bul getir.

Liste liste yazıldı
Daha neler sayıldı;
Toplar iken kağıdı
Bey düştü bayıldı!

Hanım koştu kaldırdı;
Biraz hava aldırdı.
Bey kendine gelince;
Şaka diye yalvardı!

YUSUF TAĞI(TÜRKDEN)
_________________________
Facebook beğen
 
Reklam
 
KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 
Tacirli'de Yaşanmış Bir Öykü

__ASLANLAR YARALIDA KÜKRER__
Mehmet Emin Adıyaman
Avukat

1930 li yıllardı Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı..........
>Devamı için tıklayın<

&

SÖYLEŞİ  :   
Haz:Cemil Adıyaman
Kocaeli Ünv  
Hukuk Fakültesi  
Babam Mehmet Emin Adıyaman ile köyümüz, yöremiz, akrabalarımız ve geçmiş ile gelecek üzerine küçüklüğümüzden beri alışıla gelmiş sohbet ve söyleşilerimiz olmuştur. İstanbul da aile içi iletişimimiz ve sohbetlerimizin en güzel taraflarından biride köyümüze, akraba ve tanıdıklarımıza dair olanlarıdır. Doğrusu babamda köye, yöremize ve geçmişe dair meraklı sorularımıza cevap vermekten ve anlatmaktan büyük keyif alır.         >...Devamı...<
ŞİİR
 
HIÇKIRIK

Sevdandır deliye döndürdü beni.
Güneş idim,aşkın söndürdü beni.
Yeter artık sevgilim anla beni.
O mahmur bakışın öldürdü beni.


Seveyim dedim dertlere büründüm.
Rüzgârda toz, toprak gibi savruldum.
Bir başıma amansız dertlerimle,
Bende diyardan diyara süründüm.

Dertli gönlümde şahların şahısın.
Virane kalbimde,her an ahımsın.
Her gün,her gece ve heran,her yerde,
Hep hatırladıkça ahüvahımsın.

Sevdan başımda tüter duman,duman.
Virane olmuş gönlüm,halim yaman.
Beni benden almış kirpiklerin ok,
İki kaşın yaydır,saçların keman.

Bu dünyada mutluluğa hasretim.
Ne etsende sana yoktur nefretim.
Ben dünyada malı,mülkü neyleyim,
Sensin benim malım,mülküm servetim

İsmail YARAY
 
Şimdiye kadar 113334 ziyaretçisiteye girmiştir
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=