tarif

   İnsanlığın Vicdanı Hep Yaralı Kalacak         23.05.2009

Gözaltı, işkence, fail meçhul cinayet, maktul kayıp mezar, kazı, asit kuyusu, kemik yakın anne oğul baba yürek yara hüzün kahır ağıt çığlık hawar bu sözcüklerden ne hayata dair bir sevimli cümle nede bir umut kulübesi yapılabilir bu sözcükler hiç geçmeyen bir acı hiç dinmeyen bir sızı bırakır yüreklerde bu sözcükler kayıp yakınlarının dağarcıklarındaki sözcükler orda donmuş bir sürettir hayatın bir karesi alışmak kötü birşeydir anılar süzülür gelir gecenin karanlığından tazelenir sargılar yaralar alevlenir bir acı alır bir ağrıya terfi ader kendini dayak biber gazları gözaltılara rağmen otuma eylemlerini sürdürüp biz savaş mağdurlarıyız biz bu ülkenin asıl ve acılı gerçeğiyiz diyorlar her cumartesi ellerinde kaybedilmiş yakınlarının resimleriyle bize birşeyler anlatmaya çalışıyorlar gözlerindeki çığlıklarıyla bakıyor ama toplum bunları göremiyor yada görmek istemiyorlar görmek insanın kendisiyle yüzleşmesidir bir bakıma kendimizle yüzleşmeyi göze alamıyoruz evet zordur içimizdeki gölgelerle yüzleşmek unutulmaya çalışılan anaların babaların amcaların kardeşlerin akibeti açığa çıkarılmadıkça ve bize bu sonsuz acıları yaşatan karanlık güçlerden hesap sorulmadıkça insanlığın vijdanı hep yaralı kalacaktır 
                                           Faruk ÖZTÜRK

                             BARIŞ                       18.05.2009
İlk adımı sözden başlat, tarihin hafızasına bir dipnot düşmek için bir sözcük söyle, topsuz tüfeksiz çapraz fişeksiz olsun, yeni doğmuş zaroklara ad olsun aydınlık ve berrak olsun savaş sözün bittiği yerde başlarmış sözün bittiği yerde olmamak için bir söz söyle, barış için yaşamak ve yaşatmak için ölüme seyirci kalmamak adına demokratik ve barışçıl bir çözüm için barış hakların ve hukukun teminatı adına birlikte yaşam, adalet, demokrasi için barış, savaş, kan ve barut sözcüklerini telafuz etmemek için göç, açlık, yoksulluk demek adına barış, hayatın içindeki tüm insanlık dışı uygulamaları yok etmek için her türlü toplumsal adeletsizliğe karşı eşitlikçi paylaşımcı bir toplum düzenini adına savunma adına barış, savaşların yeryüzünden silinmesi adına özgürlük ve kardeşlik adına barış demir parmaklıklar tel örgüler duvarlar aşkına hayatın tüm mağdurları adına barış toprağa verdiğimiz gençlerimiz onların özlemleri anıları aşkına annelerin gözyaşları adına kanayan yaraları sarmak adına barış ezilen halkımın adına yeter diyorum yeter 
                                           Faruk ÖZTÜRK


         SENİ TARİF EDEMEM              16.02.2009

bildiyim butun sözcükleri anlatmaya kalksam seni tarif edeceğimi bilmiyorum ulaşılmaz oldun hep dokunmak hissetmek dolu dolu yaşamak isterken seni kocaman bir yanlızlıktı payımıza düşen payıma düşen herşeyi erteledim ama erteleyemediğim birşey vardı su olsan dokunduğumda bozulurdun bozulmayan birşeydin gidilecek biryer olsan sonu olurdu uykuda görülecek bir rüya olsam uyanırdı beni rüyamdan uyandımayacaktın simsiyah saçların olsun istiyordum ama baktım değil ogün seni gözlerinden ığdır ovasının üç ırmağın birleştiği yerden öpeyim desem aklıma ararat gelir düşünki araratan aşağı iniyorum ve dünyada sadece iki kişilik stran kalmış onu söylüyorum öyle birşeysin sen seni düşündükçe yoruluyorum desem dünyanın en büyük yalanı olur yalanım yok bugünden yarına ne kalır bilmem ama sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen aras gibi yaşadıklarımız azdı zamana sığmadık yaşamak isterken herşeyi bugün şarkı söylüyorsam ogün şarkı değil şarkı gibi yaşamak isterdim seni milyonlarca halkıma benziyordun bir yanın göç bir yanın toprak benliğinse barut kokuyrdu gezmediğim yerin kalmadı bazen yasaklandım bana bazende bir suç gibi taşıdım seni boynumda anlatamadım seni sen bir uçurum gülüydün ellerimi her uzatığımda bin kırıkla geri döndüm yasakların bile tanımlayamadığı birşeydin haritalara sığmazdın her ülkede bir başka gülüyordun uzundum inceydim dokunduğumda neşeli olduğumu seninle hatılardım bana hep kendimi hatırlatan birşeydin sen uzaksın yakınsın özlenensin ama bugün değil yarın değil birşeysin sen bugün herşeyi değiştirmek için çabalarken değişmeyen olarak duruyorsun karşımda kabul ediyorum dünyaya bu kalsın ama sen bilme dünyada kaç iklim kaç zulum kaç ölüm var bir seni bunların karşısına koymak nasıldır bilemesin bilme bugün her ölümle biraz ölürken seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden gecenin en karanlık yerindeyim bir sigara ataşinim aydılatığı kadar ışık bile olsan yinede istiyorum seni sadece benim senin anladığım kimsenin unutmamak için defterine not olarak düşmediği ama hayatımda hep bir dipnot olarak kalan kendi yasakların gibi unutmuyorum seni dağları delmiyorum inmek istiyorum oralardan hepiniz gibi aynada saçlarımı taramak günaydın der gibi sokağa fırlamak ve stranlar söylemek istiyorum adına heval diyorlar gelecek diyorlar bana yetmiyor her mücadelemde sana bir adım daha yaklaşmak istiyorum birbaşka dilden seviyorum kırmızıdan daha uzundu gelincikler gibi bir mevsim değil dört iklim köşe bucak kim nederse desin geri dönecek yerin yok bir kentin ortasında çığlık çığlığa bağırarak tek başıma kalsamda yinede seviyorum seni bu bir suçtur kendimi ihbar ediyorum
 . 
                                                                             Faruk ÖZTÜRK





Bu sayfa hakkındaki son yorum:
Yorumu gönderen: mahir çetin( mahoaga36hotmail.com ), 08.11.2009, 17:05 (UTC):
mrb yoldaşım nslsn yazdıklarını okudum güzel olumlu seyler yazmışsın bu arada yeni makalelerını beklıyorum seni seven kankan maho aga

Yorumu gönderen: welat aktaş( xorteamede21hotmail.com ), 01.11.2009, 13:04 (UTC):
mrb heval tesadüfen yazdıklarına denk geldim bir diyarbakırlı olarak seni kutluyor gözlerinden öpüyorum muhteşemsin

Yorumu gönderen: zınar botan( botan021hotmail.com ), 22.10.2009, 15:04 (UTC):
sevgili yoldaş diyarbekirden zınar ben çok güzel toplumsal noktalara parmak basmışsın senı canı gonülden kutluyorum yazılarını devamını beklerım

Yorumu gönderen: nurten bazdal( doðubeyazidgülühotmail.com ), 18.10.2009, 09:01 (UTC):
sevgili yoldaş seni tanımak senden birseyler öğrenmek güzel yorumlarını dınlemek isterdim müthiş olmuş yazıların bravo sana atatürk unıvertesinden nurten

Yorumu gönderen: kumrucu salih( saliharinchotmail.com ), 30.09.2009, 00:03 (UTC):
ben köylünüz değilim ama yazı ve yorumlARINI OKUDUM VE ÇOK BEĞENDİM gerçekten seni tanımak isterdim üstün bir zekanın bunca sene gizli kalması ve toplumun seni tanımaktan uzak kalması eksiklğimizdir.

Yorumu gönderen: onur dağdelen( tuncceliligençlikhotmail.com ), 05.09.2009, 17:16 (UTC):
sevgili yoldaş tanımıyorum olsamda seni içimizden biri gibi duruyorsun harika şeyler yazmışsın gelle sıpas heval yüzüncü yıl üniverstesinden dersimli yoldaşlar

Yorumu gönderen: faruk öztürk( berivanberdanhotmail.com ), 27.08.2009, 15:03 (UTC):
20 günlük tatilimi doğup büyüdüyüm yerde geçirdiyim süreç içersinde bana yakınlık gösteren ismini tek tek sayamadığım her kese sükranlarımı sunuyorum

Yorumu gönderen: BiLaL öztürk( kawakpinartayfa76w.cn ), 11.08.2009, 20:30 (UTC):
anlatım biçimi super olmuşş
hoşcakal dıleklerımle
basarıların dewamını dılerım !!

Yorumu gönderen: BiLaL öztürk( GRuP-KaTLiaMw.cn ), 11.08.2009, 20:20 (UTC):
şiirini okudum superr yazmışsın amcacıgım
yıyenın olarakta makalelerinin dewamını dilerin BASARILAR yıyenın BİLAL

Yorumu gönderen: hiwda adıyaman ( zýlawekurdi 76hotmail.com ), 10.08.2009, 16:49 (UTC):
sevgılı dayışkom senı tebrık edıyo yazının devamı dıleyıyle yiyenın hivda

Yorumu gönderen: kaRameL( surmeli_guzelhotmil.com ), 09.08.2009, 18:36 (UTC):
aßi supersın ya beklemezdım şahsen sendn böyle bişey eline yureqıne saqlık...bahtın acık olur inş. iş arkadaşın kardeşin nejLa...

Yorumu gönderen: serhad atabay( atabaylýmgençhotmail.com ), 02.08.2009, 11:06 (UTC):
değerli arkadaşım yazdığın bütün sözcükleri okudum seni tanımıyor olsamda yazını çok beyendim seni taktir ediyor başarılar diliyorum ığdırlı halit

Yorumu gönderen: ata gündüz( gamzelimreklamhotmail.com ), 27.07.2009, 17:47 (UTC):
canım kardeşim yazılarında senin kadar cesur olmuş senle aynı iş ortamında çalışmaktan sanslıyım öpüldün bıremın dersimli kankan ata

Yorumu gönderen: orhan toka( tatangalar054hotmail.com ), 26.07.2009, 12:16 (UTC):
sevgili dostum çalışma arkadaşım faruk agzınla dınlemediyimiz düşüncelerini sanal alemde bizlerle paylaşma niyeti gösterdiyin için sagol kankam süpersin

Yorumu gönderen: tugay çetin( çetoterekeme36hotmail.com ), 11.07.2009, 18:50 (UTC):
merak ediyorum bu kadar güzel sözleri nerden tasarlıyorsunuz çok güzel bıravo kardeş

Yorumu gönderen: bülent bali( kaynarca gençlik0216hotmail.com ), 08.07.2009, 19:16 (UTC):
sevgili dostum faruk bu kadar anlatımlar taşıdığını bilmiyordum süpersin yoldaş bitlisli hewaller

Yorumu gönderen: havanur.yaytan( h.yaytan.042hotmail.com ), 06.07.2009, 17:47 (UTC):
deyerli arkadasım seni ayakta alkışlıyor yazılarının devamını beklemek dileğiyle harikasın

Yorumu gönderen: teyfik( teyfik-76hotmail.com ), 28.06.2009, 16:51 (UTC):
abin olarak makallerinin devamını bekliyorum sevgilerimle

Yorumu gönderen: azad demir( cýwanekurdihotmail.com ), 09.06.2009, 17:59 (UTC):
bıremın te slavu hurmet dıkım makalate zev xaşbuye bırayexu spasdıkım

Yorumu gönderen: brindar( birindarserhadhotmail.com ), 04.06.2009, 18:05 (UTC):
bıremın vala yazın çok güzel sana diyeceğim böyle toplumsal konuları nhalı gibi işlemeye devam et sana başarılar ığdırdan serhad yüzbaşılar köyünden



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

----TACİRLİ KÖYÜ SİTESİ----
 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
         MAKALELER                      
•  Ferarrisini Satan Nietzche...
Cihan ADIYAMAN
İf istanbul'dan Bahman Ghobadi Geçti ...
Cihan ADIYAMAN
•  Halet i Ruhiyyemiz üzerine Cemil ADIYAMAN 
•   Bir Çocuğun göz yaşı... 
Deniz ÇİFÇİ 

• Özerk yönetimler ve demokrası
Deniz ÇİFÇİ
 
•   Seni Tarif Edemem...
Faruk ÖZTÜRK
•   Sevdanın Adı Aynıdır...
Necef ALTÜRK
Rüya (Şiir)...
İsmail YARAY
                                                   
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Köylümüz Faik Kubilay Öğretmen-Yazar
20.01.2009 14:38:24


LEYLEKLER VE BEN

Leylekler geldi mi?
Leylekler geldi mi anne?
Pembe pembe gülümsüyor mu badem?
Yağmur ......... Yağmur ......... Yine Yağmur.
Akşam sabah , gece gündüz
Neden hiç durmuyor , neden durmuyor
Rüzgardan da kanat takmış
Camlara camlara vuruyor.


Leylekler geldi mi?
Karşı yoncalık doydu mu suya?
Su oturdu mu , şişti mi göletler?
Bu tufanda leylekler çoktan yatar
Uykuya...


Leylekler geldi mi?
Tüyleri pırıl pırıl
Beyaz mı beyaz
Yağmur durdu mu güneş sıcak sıcak parlayacak.
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
Göletlere doluşacak leylekler
Kırmızı bacakları bir kalkıp bir inecek
Bıkmadan usanmadan
Bir baştan bir başa
Kısmetini arayacak



Bana söz verdi dedem , anne!
Söz verdi bana dedem
Kesmeyecek kavak ağacını
Devirmeyecek
Kavak ağacının başı yakında
Göğe erecek
Benim ilk leyleğim
Buradaki hazır yuvasına oturacak
Yağmur durdu mu , güneş çıkacak
Sıcak sıcak parlayacak
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
İki mi üç mü bilmem
Belki dört beş
Küçük küçük gagalar açık bekleyecek


Duymuştum
Kitaplarda okumuştum
Bende leylek yuvası kuracaktım
Fazla değil azıcık büyüyünce...
Anne leylek sarıp sarmalasın yavrusunu
Korusun yağmurdan , rüzgardan
Bazen de biz çocuklardan
Gönlünce


Düzlük... düzlük...
Sonu gelmez bir ova
Ovanın bu yerinde tek mi tek
Bir kavak ağacı
Gururlu mu gururlu
Yine yağmur çiseliyor
N'olur çıkma rüzgar deli deli
Kavağın kuzey yamacında
Harman yerine denk bir yuva
Yuvada benim leyleğim
Bir kartal kadar da heybetli


Leylekler gelmedi mi?
Leylekler , ne zaman gelecek , leylekler
Ne ....... ne ........... daireler mi çiziyor?
Yavrular soluk soluğa nefes nefese
Yoksa köpek mi var?Belki bir yılan
Kov onları anne, lütfen kov
Akşama sabaha gelecek leylekler
Bir sabah vakti yahut okulu kırdığımızda
İlk leyleği görmek...Yuvasında duruşunu
İşitmek...İşitmek istiyorum
Mahalleninin
Geldi!.. Geldi!.. Leylekler geldi!..
Hep bir ağızdan, hep bir ağızdan
Haykırışını, çırpınışını...
Leylekler gelmiş anne
Gelmiş leylekler..
Ne çok görmek isterdim
Ne çok...
Tanrıya yakarışını


Faik Kubilay-Öğretmen-Yazar
&
EV HANIMINDAN EV BEYİNE

Bugün Pazar kuruldu
Ev eksiği soruldu
Hanım yazdı bir liste
Bey okuyunca yoruldu


Kahve, şeker, çay lazım
Tursil, persil; fay lazım
Güzel kıza toy lazım
Pırtı-sandık alda gel.

Aman! Sucuk hoş olsun,
Peynir, ciğer yaş olsun
Kıyma-tavuk kuş olsun
Böbrek, dalak dilde al!

Unutma tunç tavayı
Sarı sarı ayvayı
Düşünmeli yuvayı
Pencereye tül de al.

Boş tencere, boş tava
Dolu olsun bak kova!
Bugün çok sıcak hava;
Limon-ayran bulda al.

Pasta-börek saklıdır,
Helva-lokum tatlıdır
Baklavalar katlıdır
Dükkanından tartta al!

Badem, ceviz kırılsın
Mısır, nohut kavrulsun
Bir küp turşu kurulsun
Biber, sirke, tuz getir.

Sedef düğme yapılır
Elmas küpe takılır
Altınlarda satılır
Sarraf sarraf gez getir!

Ciğer getir kediye
Yetiş saat yediye
Düğün için hediye
Paket paket düz getir.

Bardak-tabak kırıldı,
Çanak-çömlek yarıldı.
Yaralarım sarıldı
İlaç-merhem tez getir!

Sana-bana pijama
Oğlan-kıza fanila
Büyük-küçük karyola
Metre metre bez getir.

Kilo kilo pastırma
Paket paket makarna
Külah külah dondurma
Erimeden tez getir!

Pahalıdır iyi mal;
Kaliteli yağ ve bal
Helva-lokum kaymak al
Birkaç hamal tut getir!

Mangal kürek bozuldu,
Dirsek-boru kırıldı
Odun-kömür azaldı
Yakmak için gaz getir.

İğne-iplik şiş kayıp
İncik-boncuk pul sayıp
Söylemesi çok ayıp
Cımbız-toka bul getir.

Liste liste yazıldı
Daha neler sayıldı;
Toplar iken kağıdı
Bey düştü bayıldı!

Hanım koştu kaldırdı;
Biraz hava aldırdı.
Bey kendine gelince;
Şaka diye yalvardı!

YUSUF TAĞI(TÜRKDEN)
_________________________
Facebook beğen
 
Reklam
 
KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 
Tacirli'de Yaşanmış Bir Öykü

__ASLANLAR YARALIDA KÜKRER__
Mehmet Emin Adıyaman
Avukat

1930 li yıllardı Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı..........
>Devamı için tıklayın<

&

SÖYLEŞİ  :   
Haz:Cemil Adıyaman
Kocaeli Ünv  
Hukuk Fakültesi  
Babam Mehmet Emin Adıyaman ile köyümüz, yöremiz, akrabalarımız ve geçmiş ile gelecek üzerine küçüklüğümüzden beri alışıla gelmiş sohbet ve söyleşilerimiz olmuştur. İstanbul da aile içi iletişimimiz ve sohbetlerimizin en güzel taraflarından biride köyümüze, akraba ve tanıdıklarımıza dair olanlarıdır. Doğrusu babamda köye, yöremize ve geçmişe dair meraklı sorularımıza cevap vermekten ve anlatmaktan büyük keyif alır.         >...Devamı...<
ŞİİR
 
HIÇKIRIK

Sevdandır deliye döndürdü beni.
Güneş idim,aşkın söndürdü beni.
Yeter artık sevgilim anla beni.
O mahmur bakışın öldürdü beni.


Seveyim dedim dertlere büründüm.
Rüzgârda toz, toprak gibi savruldum.
Bir başıma amansız dertlerimle,
Bende diyardan diyara süründüm.

Dertli gönlümde şahların şahısın.
Virane kalbimde,her an ahımsın.
Her gün,her gece ve heran,her yerde,
Hep hatırladıkça ahüvahımsın.

Sevdan başımda tüter duman,duman.
Virane olmuş gönlüm,halim yaman.
Beni benden almış kirpiklerin ok,
İki kaşın yaydır,saçların keman.

Bu dünyada mutluluğa hasretim.
Ne etsende sana yoktur nefretim.
Ben dünyada malı,mülkü neyleyim,
Sensin benim malım,mülküm servetim

İsmail YARAY
 
Şimdiye kadar 113335 ziyaretçisiteye girmiştir
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=