Kassitler

Kassitlerin Kurduğu ve Yönettiği Kardunaj Kürt Devleti / Esra EKİN
Posted on 26.06.2008 Saat: 08:34
Topic: T_Kürd_Tarihi
Mizgîn/Sayı 46 - Tarihin sayfaları içinde güç ve kuvveti ile, kültür ve gelenekleri ile sınırlarının genişliği ve yönetimdeki başarıları ile yer almayı başaran Kürt devletlerinden biri olan Kassitler, uzun zamana yayılan yönetimleri ile tarih sahnesinde önemli bir yer almıştır.

Kassitlerin devlet sınırlarının geniş olması, çevrelerinde kendilerini yıkabilecek güçlü devletlere karşı kendilerini korumaları, kültürel ve sanatsal alandaki gelişmeleri, onların isimlerini ve güçlü yönetimlerini bugüne taşımıştır. 

Kassitler, M.Ö 18.yüzyılın başlarında kurulan bazı Kürt devletleri gibi Zagrosların doğusundaki Hemedan, Kirmenşah yöresinde yaşamışlardır.

Kassitler, tarih sahnesinde oldukları devirde çevrelerindeki çeşitli devletler ve halklarla savaşmış, savaş siyasetini birçok yönden uygulamaya çalışmıştır. Özellikle belirli konularda tarihte ismine rastladığımız Babil Devleti de Kassitlerin savaşmış olduğu devletler arasındadır. Kasitlerin karşısında yer alan Babilliler ve Hititlerle ilgili kısaca bilgi verecek olursak şunlar ifade edilebilir.

Kafkasya’dan Anadolu’ya geldikleri, kazı çalışmalarından anlaşılan, feodal bir yönetimle çevresel açıdan siyasi bir birlik kurmaya çalışan Hititler, babadan oğula geçen bir saltanat sistemini benimserler. İlk zamanlarda daimi bir ordu kurmak yerine, halkın tümünü ordu olarak kabul eden Hitit yönetimi, ceza hukukunda Hammurabi ve Asur Kanunları ile adeta yarışmış, en ağır suçu devlete başkaldırma ya da isyan etme olarak belirleyip bu suçu işleyenlerin cezasını da ölüm cezası olarak belirlemiştir.

Kullandıkları hiyeroglif yazı çeşidi ile tarihte bilinen Hititler; halkı toplumsal tabakalara ayırmış, dini inanç yönünden ise Anadolu’nun “bin tanrılı yer” olarak adlandırılmasını sağlamıştır.

Hititlerin haricinde önemli olarak gördüğümüz diğer bir devlet de Hammurabi kanunları ile çeşitli örneklerde ismini duyduğumuz Babil devletidir.

Babil devleti; Sami kökenli Amariler tarafından kurulan, site şekli yönetimden  Kral Hammurabi tarafından devlet düzeyine geçen ve M.Ö 1792–1750 arasında genişleme ve büyüme dönemini yaşayan bir devlettir. Döneminin en önemli eseri, kralın kendi ismiyle dikili taşlar üzerine kazıdığı Hammurabi Kanunları’dır.

Kassitlerin Kardunaj devletini büyütme aşamasında karşılarına ilk çıkan yönetim, Babilliler olmuştur. Babilliler, Kardunajların gelişme ve ilerleme siyasetine, Zagrosların batısına set çekip M.Ö 1726’da Diyala ırmağının Dicle ile birleştiği yerde bir kale yaparak karşı koyarlar.

M.Ö 16. yüzyılda Hititlerin saldırısına uğrayarak yıkılan Babil devleti, Kassitlerin egemenliğine girer. Güçlü bir uygarlığa sahip olan ve aynı zamanda ekonomik, idari ve kültürel alanlarda iyi bir gelişim içinde olan Kassitler; devletler arası siyasette daha dikkatli adımlar atmaya yönelmişti. Bu noktada devlet siyasetinde III. Agum; Mısır ile ilişkilerini geliştirir, karşılıklı elçiler bulundurmak için anlaşmalar yapar.

I.Kurigalçi, Kardunaj devletinin başındayken halk adına çalışmalar yapıp, halkın ödemesi gereken birçok vergiyi kaldırarak kolaylıklar sağlar. Kardunaj devleti, Kurigalçi zamanında Mısır ile dostluklarını devam ettirmiş, Mısır’ın Suriye sınırını almasını onaylamıştır.

II. Kurigalçu, Kardunaj devletine düşman olarak siyaset uygulayan El’am’a karşı, çeşitli şekillerde savunma savaşı ile saldırıya geçmiştir. Bir süre sonra El’am toprakları II. Kurigalçi tarafından ele geçirilmiştir.

Gelişim ve ilerleme zamanlarının yaşandığı Kardunaj devletinde, I. Kudur Enlin (M.Ö 1264-1255) ve oğlu Surins (1255-1242) zamanında çeşitli ekonomik krizler yaşanmıştır. Ekonomik zayıflığın yaşandığı dönemde, halk temel ihtiyaçlarını karşılayamadığından göçler zorunlu olarak açığa çıkmaya başlamıştır.
N. Kastilyos zamanında büyük ve sınırları geniş olan uygarlık gelişmeye, El’amların ve Asurluların saldırıları ile karşı karşıya gelmeye başlar. Asur kralı, Kassit ülkesinin işgali sırasında önceliği Babil’e vererek sınırları genişletmeye çalışsa da, bir süre sonra kendi halkı tarafından öldürülür.

M.Ö 1188-1174’de  Kral Melsuhu zamanında ekonomik durum tekrar düzelir ve Asur yönetimi ile olan ilişkiler tekrar gözden geçirilerek yeni düzenlemeler yapılır.

M.Ö 1173-1161 Marduk Apol İdin zamanında tarım alanları içinde nehirlerden arazilere suların verilmesi, kanalların kazılması ile halk, ağır vergilerden kurtulmakla kalmayıp bolluk ve refah içinde yaşamaya başlar.

1159-1157’de Kassitler, Elamlara karşı savaşırlar. Fakat bu savaş, Kassitlerin sınırlarını genişletmesinden ziyade, sahip oldukları sınırların Elamlar tarafından ele geçirilmesi ile sonuçlanır.

Tarih öncesi zamanları temsilen yapılan çalışmaların en değerlileri, o devletin, halkın ya da yönetimin kültürel ve sanatsal anlamda binlerce yıl öncesinden ortaya koyduğu ve günümüze kadar gelen yapıtlarıdır. Kasitlerin bu konudaki gelişimlerini ifade edecek olursak;

Kassitlerin kullandıkları dilin Hurrice ya da Hurrice şivesine yakın olduğu kabul edilir. Buradan anlaşılacaktır ki Kassitler, sadece Kardunaj sınırları içinde değil, yukarı Mezopotamya’nın değişik bölgelerinde de yaşamaktaydı.

Yapılan kazılarda duvar resimleri, silindir, mühürler ve bunlar gibi çeşitli sanat eserleri bulunmuştur. 
Kassitlerin metal işçiliğinde usta olması, ortaya çıkan sanat eserlerinde net bir şekilde görülmüştür.

Bununla beraber at yetiştirmede ileri durumda olmaları, Hemedan-Kirmanşah yolu üzerinde, Mezopotamya düzlüklerinde bir geçit yolu oluşturmaları ve geçimlerini sağlamak için bu geçit yollarını çoğaltmaları, ticaretle ilgilendiklerini gösteriyordu.

Yukarıda Kardunaj devlet sistemini, yaşanan iç ilişkiler ve dış siyasetteki atılımlarından bahsettik. Bununla beraber, özel anlamda yönetimsel olarak da ifade edecek olursak:

Yönetimin yerel bölümlerinde genellikle bölge yönetim başkanlarının bulunması ve bu başkanların yardımcılarının olması, asayiş ve düzeni koruma adına görev yapan polis görevlileri ve mahkeme görevini yürüten kişilerle de görülmektedir ki, devlet sisteminde sorumluluklar, görev dağılımı esas alınarak oluşturulmuştur.

Bölge yönetim başkanları, ekonomik alanda sıkıntılar yaşamamak için devamlı olarak yiyeceklerin belirli bir kısmını daha sonraki zamanlar için depo ederlerdi.

Sakramuş adıyla ordunun ihtiyaçlarını gören, orduyu hazırlayan bir kurumun olması askeri alandaki gelişmeleri de ortaya çıkarmıştır. Bu kurumun görevi; ordu birliklerini savaş düzenine göre hazırlamak, savaş arabaları (iki tekerlekli) yaparak ordunun gücünü arttırmaktır. Ordu içinde yaya ve yardımcı orduların olması ile beraber; doktorlar, demirciler, kap yapanlar, yıkayıcılar ve din adamları da bulunurdu. Kardunaj devletinde ordunun ve ekonomik sistemin kurumsal alanda olması ile beraber, hukuki sistemin de kurumsallaşmış olduğu, yapılan incelemelerde anlaşılmıştır.

Hukuki sistemde yaralama ve öldürme gibi suçların her birinin cezai sistemde bir karşılığının olması, toplumsal çatışmaların ve üreyecek olan sorunların durdurulması anlamına geliyordu.

Tek tanrılı dini benimsemiş olan Kardunaj devleti, dini gelişmeleri din adamları ile takip ediyordu.
Kardunaj devletinin dağılmasından sonra, Kassitler çeşitli yerlere yayılarak yerleşmiş ve yeni Kürt devletlerinin ortaya çıkmasından sonra, kurulan bu Kürt devletlerinin içinde yer almışlardır. 
Kardunaj devletinde şehir yöneticisi olan tanınmış Kassi hanedanları 22 tanedir. Bunların birkaçı şunlardır:

Abirattaş Hanedanları (16 kişi) – Ahu Bani Hanedanları (2 kişi)
Bazi Hanedanları (5 kişi) – Gandu Hanedanı (1 kişi)
Habban Hanedanları (4 kişi) – Hanbu  Hanedanı (1 kişi)
Kardunaj devlet yönetimine geçen Kassit kral listesi 32 kişiliktir. Krallık yönetiminde yer alan ilk temsilciler şunlardır: Gandi (732–1717) – I. Agum (1716-1695) -I. Kostilos (1694-1673) – Uschcsi (1672-1665)

Kaynaklar:
- Bir El Kitabı Kürtler- Mahrdad R. Izady, Doz Yayınları
- Kürtlerin İlk Çağ Tarihi - Torî, Berfîn Yayınları
- Kürdistan Tarihi - M.Emin Zeki
- Kürtler - Bazil Nikitin
- Geçmişten Bugüne Kürtler ve Kürdistan - Kemal Burkay,
Deng Yayınları
- İslamiyete Kadar Kürdistan Tarihi - Etem Xemgîn
- Kürt Tarihi ve Uygarlığı- Cemşid Bender
- Türkler, Kürtler, İranlılar - Prof. Egon Freiherr Von Eickstedt
- Kürdistan Kısa Tarihi - Ekrem Cemil Paşa

----TACİRLİ KÖYÜ SİTESİ----
 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
         MAKALELER                      
•  Ferarrisini Satan Nietzche...
Cihan ADIYAMAN
İf istanbul'dan Bahman Ghobadi Geçti ...
Cihan ADIYAMAN
•  Halet i Ruhiyyemiz üzerine Cemil ADIYAMAN 
•   Bir Çocuğun göz yaşı... 
Deniz ÇİFÇİ 

• Özerk yönetimler ve demokrası
Deniz ÇİFÇİ
 
•   Seni Tarif Edemem...
Faruk ÖZTÜRK
•   Sevdanın Adı Aynıdır...
Necef ALTÜRK
Rüya (Şiir)...
İsmail YARAY
                                                   
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Köylümüz Faik Kubilay Öğretmen-Yazar
20.01.2009 14:38:24


LEYLEKLER VE BEN

Leylekler geldi mi?
Leylekler geldi mi anne?
Pembe pembe gülümsüyor mu badem?
Yağmur ......... Yağmur ......... Yine Yağmur.
Akşam sabah , gece gündüz
Neden hiç durmuyor , neden durmuyor
Rüzgardan da kanat takmış
Camlara camlara vuruyor.


Leylekler geldi mi?
Karşı yoncalık doydu mu suya?
Su oturdu mu , şişti mi göletler?
Bu tufanda leylekler çoktan yatar
Uykuya...


Leylekler geldi mi?
Tüyleri pırıl pırıl
Beyaz mı beyaz
Yağmur durdu mu güneş sıcak sıcak parlayacak.
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
Göletlere doluşacak leylekler
Kırmızı bacakları bir kalkıp bir inecek
Bıkmadan usanmadan
Bir baştan bir başa
Kısmetini arayacak



Bana söz verdi dedem , anne!
Söz verdi bana dedem
Kesmeyecek kavak ağacını
Devirmeyecek
Kavak ağacının başı yakında
Göğe erecek
Benim ilk leyleğim
Buradaki hazır yuvasına oturacak
Yağmur durdu mu , güneş çıkacak
Sıcak sıcak parlayacak
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
İki mi üç mü bilmem
Belki dört beş
Küçük küçük gagalar açık bekleyecek


Duymuştum
Kitaplarda okumuştum
Bende leylek yuvası kuracaktım
Fazla değil azıcık büyüyünce...
Anne leylek sarıp sarmalasın yavrusunu
Korusun yağmurdan , rüzgardan
Bazen de biz çocuklardan
Gönlünce


Düzlük... düzlük...
Sonu gelmez bir ova
Ovanın bu yerinde tek mi tek
Bir kavak ağacı
Gururlu mu gururlu
Yine yağmur çiseliyor
N'olur çıkma rüzgar deli deli
Kavağın kuzey yamacında
Harman yerine denk bir yuva
Yuvada benim leyleğim
Bir kartal kadar da heybetli


Leylekler gelmedi mi?
Leylekler , ne zaman gelecek , leylekler
Ne ....... ne ........... daireler mi çiziyor?
Yavrular soluk soluğa nefes nefese
Yoksa köpek mi var?Belki bir yılan
Kov onları anne, lütfen kov
Akşama sabaha gelecek leylekler
Bir sabah vakti yahut okulu kırdığımızda
İlk leyleği görmek...Yuvasında duruşunu
İşitmek...İşitmek istiyorum
Mahalleninin
Geldi!.. Geldi!.. Leylekler geldi!..
Hep bir ağızdan, hep bir ağızdan
Haykırışını, çırpınışını...
Leylekler gelmiş anne
Gelmiş leylekler..
Ne çok görmek isterdim
Ne çok...
Tanrıya yakarışını


Faik Kubilay-Öğretmen-Yazar
&
EV HANIMINDAN EV BEYİNE

Bugün Pazar kuruldu
Ev eksiği soruldu
Hanım yazdı bir liste
Bey okuyunca yoruldu


Kahve, şeker, çay lazım
Tursil, persil; fay lazım
Güzel kıza toy lazım
Pırtı-sandık alda gel.

Aman! Sucuk hoş olsun,
Peynir, ciğer yaş olsun
Kıyma-tavuk kuş olsun
Böbrek, dalak dilde al!

Unutma tunç tavayı
Sarı sarı ayvayı
Düşünmeli yuvayı
Pencereye tül de al.

Boş tencere, boş tava
Dolu olsun bak kova!
Bugün çok sıcak hava;
Limon-ayran bulda al.

Pasta-börek saklıdır,
Helva-lokum tatlıdır
Baklavalar katlıdır
Dükkanından tartta al!

Badem, ceviz kırılsın
Mısır, nohut kavrulsun
Bir küp turşu kurulsun
Biber, sirke, tuz getir.

Sedef düğme yapılır
Elmas küpe takılır
Altınlarda satılır
Sarraf sarraf gez getir!

Ciğer getir kediye
Yetiş saat yediye
Düğün için hediye
Paket paket düz getir.

Bardak-tabak kırıldı,
Çanak-çömlek yarıldı.
Yaralarım sarıldı
İlaç-merhem tez getir!

Sana-bana pijama
Oğlan-kıza fanila
Büyük-küçük karyola
Metre metre bez getir.

Kilo kilo pastırma
Paket paket makarna
Külah külah dondurma
Erimeden tez getir!

Pahalıdır iyi mal;
Kaliteli yağ ve bal
Helva-lokum kaymak al
Birkaç hamal tut getir!

Mangal kürek bozuldu,
Dirsek-boru kırıldı
Odun-kömür azaldı
Yakmak için gaz getir.

İğne-iplik şiş kayıp
İncik-boncuk pul sayıp
Söylemesi çok ayıp
Cımbız-toka bul getir.

Liste liste yazıldı
Daha neler sayıldı;
Toplar iken kağıdı
Bey düştü bayıldı!

Hanım koştu kaldırdı;
Biraz hava aldırdı.
Bey kendine gelince;
Şaka diye yalvardı!

YUSUF TAĞI(TÜRKDEN)
_________________________
Facebook beğen
 
Reklam
 
KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 
Tacirli'de Yaşanmış Bir Öykü

__ASLANLAR YARALIDA KÜKRER__
Mehmet Emin Adıyaman
Avukat

1930 li yıllardı Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı..........
>Devamı için tıklayın<

&

SÖYLEŞİ  :   
Haz:Cemil Adıyaman
Kocaeli Ünv  
Hukuk Fakültesi  
Babam Mehmet Emin Adıyaman ile köyümüz, yöremiz, akrabalarımız ve geçmiş ile gelecek üzerine küçüklüğümüzden beri alışıla gelmiş sohbet ve söyleşilerimiz olmuştur. İstanbul da aile içi iletişimimiz ve sohbetlerimizin en güzel taraflarından biride köyümüze, akraba ve tanıdıklarımıza dair olanlarıdır. Doğrusu babamda köye, yöremize ve geçmişe dair meraklı sorularımıza cevap vermekten ve anlatmaktan büyük keyif alır.         >...Devamı...<
ŞİİR
 
HIÇKIRIK

Sevdandır deliye döndürdü beni.
Güneş idim,aşkın söndürdü beni.
Yeter artık sevgilim anla beni.
O mahmur bakışın öldürdü beni.


Seveyim dedim dertlere büründüm.
Rüzgârda toz, toprak gibi savruldum.
Bir başıma amansız dertlerimle,
Bende diyardan diyara süründüm.

Dertli gönlümde şahların şahısın.
Virane kalbimde,her an ahımsın.
Her gün,her gece ve heran,her yerde,
Hep hatırladıkça ahüvahımsın.

Sevdan başımda tüter duman,duman.
Virane olmuş gönlüm,halim yaman.
Beni benden almış kirpiklerin ok,
İki kaşın yaydır,saçların keman.

Bu dünyada mutluluğa hasretim.
Ne etsende sana yoktur nefretim.
Ben dünyada malı,mülkü neyleyim,
Sensin benim malım,mülküm servetim

İsmail YARAY
 
Şimdiye kadar 113334 ziyaretçisiteye girmiştir
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=