Fıkralar
Konu : MİNÜBUS ANILARI..

;minibüs muhabbetleri (bazıları yeni)

-şöför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
-şu ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni...


*************

-başıbüyük mü? -evet, başıbüyük.
-ne zaman kalkar?
-sen oturursan kalkar bacım.
-kaç vericem?
-800.

;** ******************

şöför- arkadan vermeyen var mı?
yolcu- az önce eline verdik ya kardeşim.. neriman sen arkadan
verme ben veririm
- kadın: kızım dur! ben vereyim benimki bozuk zaten...
kızı: aman ne olcak sanki nasıl olsa benimki de bozulacak,
ben vereyim!

*********************

- oğlum bu eminönü'nden geçer mi?
-yok teyze biz taksime çıkıyoruz
-hah tamam oğlum siz gidin ben gelmeyeceğim

;*********************

yolcu: - abi heykel'e çıkıyo mu?
soför: - yok abi, yanından geçiyo.

;**************************

arkadaki aksi teyze öndeki uzun saçlı delikanlıya seslenir:
-kızım şurdan bir kişi uzatır mısın?
-ben kız değilim!!!
-amaaaan ne bileyim kızmısın dulmusun, uzat işte!!

;*****************************************

Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın
kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum Tekel
bayiine girecekken minibüs geldi. Apar topar bindim. Şoföre
parayı uzatıp,
-'Bir Monte Carlo' dedim! Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
-Abi bu Bakırköy'e gider'
diye cevap verdi! İşte o an benim ve şoförün bittiği andı

;************************

Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer; Musait bi
yerde iner misiniz?
Şöför : Niye sen mi kullancan

;*****************************

Rumeli-Hisarüstü otobüsüyle taksim'e dogru gidiyoruz. Adamın
biri Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavirla
-Kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim??
Bizim soför olaya hakim:Tabi abi ayıp ettin. al götür senden
kıymetli mi

,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,

;istanbul'da, cok sıcak bir gunde, dolmuştaki bir kokona
yelpazesiyle
-"Şöfeer bey klimayı acar mısınız cok sıcak olduu" demisti.
Pala bıyıklı şöfer amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra,
kapıyı acıp acıp kapatmaya basladı )

;*******************************

Istanbul'dayiz .
Dolmuşa bindik, dolmuş doldu,tam kalkicak, elemanın biri açtı
kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4
Eleman hala bir umut sordu:
"Kaptan, yer var mi?".
Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
"Bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım"
;
;*****************

Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam
o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş
minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı
çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
Abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın

ÇOCUK
 Çocuk babasına sorar:
—Babacığım, annemle nasıl evlendin?
Adam alaycı bir tavırla, karısına dönerek:
—Görüyor musun, çocuk bile anlam veremiyor.
OZAN CAN YARAY

KARNE
Karnesini yeni alan Murat’ a annesi sorar:
—Oğlum karnen nerede?
—Anne arkadaşıma ödünç verdim.
—Neden, karne hiç ödünç verilir mi?
—Babasını korkutacakmış ta…
OZAN CAN YARAY 

TAVUK YEMİ
Adamın biri kendini
tavuk yemi sanıyormuş.
Tavuklardan çok korkuyormuş ve bir hastanede tedavi görmeye
başlamış.
Sonunda adama sormuşlar:
—Artık tavuk yemi olmadığımı olmadığını biliyorsun değil mi?
Adamın cevabı ise şöyle olmuş:
—Ben biliyorum ama tavuklarda biliyor mu acaba?
OZAN CAN YARAY

ÇORAP
Temel’i bir teki siyah, diğeri beyaz bir çorapla gören arkadaşı sormuş:
—Gözlerime inanamıyorum, bu nasıl çorap?
Temel bir süre ayağındaki çoraplara bakmış ve cevap vermiş:
—İnanmayacaksın ama evde bunun gibi bir çift daha var…
OZAN CAN YARAY

ÇARPIM TABLOSU 
Öğretmen öğrenciye sormuş:
—Oğlum 6 kere 6 ne yapar?
—39 yapar öğretmenim
—Otur sıfır!
Çocuk sırasına oturmuş ve sonra yanındaki arkadaşı sormuş:
—Niye bildiğin halde 39 dedin?
Çocuk cevap vermiş:
Ben pazarlık yapacaktım, hoca anlamadı.
OZAN CAN YARAY


KARNE.....
Baba, ortaokul üçüncü sınıfa giden oğlunun elinde karneyle salona girdiğini görür. "Allah allah, dönem ne çabuk bitmiş..." diye düşünür ve oğluna seslenir:
-"Getir bakayım şu karneyi!"
-"Al baba..."
Adam karneye bir bakar ki, beden eğitimi ve resim dışındaki tüm dersler zayıf.
-"Bir dediğini iki etmiyoruz, bilgisayar dedin, bilgisayar aldık, ingilizce kursu dedin ingilizce kursuna gönderdik, gitar kursu, müzik aletleri, ne istersen yapıyoruz. Kız arkadaş uğruna harcadığın çiçek parasının haddi hesabı yok. Ne bu notların hali, rezil şey!"
-"Baba... O benim karnem değil ki, senin kitaplarını karıştırıyordum, birinin arasında karnelerinden birini bulmuştum..." 
----TACİRLİ KÖYÜ SİTESİ----
 

&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
         MAKALELER                      
•  Ferarrisini Satan Nietzche...
Cihan ADIYAMAN
İf istanbul'dan Bahman Ghobadi Geçti ...
Cihan ADIYAMAN
•  Halet i Ruhiyyemiz üzerine Cemil ADIYAMAN 
•   Bir Çocuğun göz yaşı... 
Deniz ÇİFÇİ 

• Özerk yönetimler ve demokrası
Deniz ÇİFÇİ
 
•   Seni Tarif Edemem...
Faruk ÖZTÜRK
•   Sevdanın Adı Aynıdır...
Necef ALTÜRK
Rüya (Şiir)...
İsmail YARAY
                                                   
&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&&
Köylümüz Faik Kubilay Öğretmen-Yazar
20.01.2009 14:38:24


LEYLEKLER VE BEN

Leylekler geldi mi?
Leylekler geldi mi anne?
Pembe pembe gülümsüyor mu badem?
Yağmur ......... Yağmur ......... Yine Yağmur.
Akşam sabah , gece gündüz
Neden hiç durmuyor , neden durmuyor
Rüzgardan da kanat takmış
Camlara camlara vuruyor.


Leylekler geldi mi?
Karşı yoncalık doydu mu suya?
Su oturdu mu , şişti mi göletler?
Bu tufanda leylekler çoktan yatar
Uykuya...


Leylekler geldi mi?
Tüyleri pırıl pırıl
Beyaz mı beyaz
Yağmur durdu mu güneş sıcak sıcak parlayacak.
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
Göletlere doluşacak leylekler
Kırmızı bacakları bir kalkıp bir inecek
Bıkmadan usanmadan
Bir baştan bir başa
Kısmetini arayacak



Bana söz verdi dedem , anne!
Söz verdi bana dedem
Kesmeyecek kavak ağacını
Devirmeyecek
Kavak ağacının başı yakında
Göğe erecek
Benim ilk leyleğim
Buradaki hazır yuvasına oturacak
Yağmur durdu mu , güneş çıkacak
Sıcak sıcak parlayacak
Leyleğin rengi ağaçlara yansıyacak
İki mi üç mü bilmem
Belki dört beş
Küçük küçük gagalar açık bekleyecek


Duymuştum
Kitaplarda okumuştum
Bende leylek yuvası kuracaktım
Fazla değil azıcık büyüyünce...
Anne leylek sarıp sarmalasın yavrusunu
Korusun yağmurdan , rüzgardan
Bazen de biz çocuklardan
Gönlünce


Düzlük... düzlük...
Sonu gelmez bir ova
Ovanın bu yerinde tek mi tek
Bir kavak ağacı
Gururlu mu gururlu
Yine yağmur çiseliyor
N'olur çıkma rüzgar deli deli
Kavağın kuzey yamacında
Harman yerine denk bir yuva
Yuvada benim leyleğim
Bir kartal kadar da heybetli


Leylekler gelmedi mi?
Leylekler , ne zaman gelecek , leylekler
Ne ....... ne ........... daireler mi çiziyor?
Yavrular soluk soluğa nefes nefese
Yoksa köpek mi var?Belki bir yılan
Kov onları anne, lütfen kov
Akşama sabaha gelecek leylekler
Bir sabah vakti yahut okulu kırdığımızda
İlk leyleği görmek...Yuvasında duruşunu
İşitmek...İşitmek istiyorum
Mahalleninin
Geldi!.. Geldi!.. Leylekler geldi!..
Hep bir ağızdan, hep bir ağızdan
Haykırışını, çırpınışını...
Leylekler gelmiş anne
Gelmiş leylekler..
Ne çok görmek isterdim
Ne çok...
Tanrıya yakarışını


Faik Kubilay-Öğretmen-Yazar
&
EV HANIMINDAN EV BEYİNE

Bugün Pazar kuruldu
Ev eksiği soruldu
Hanım yazdı bir liste
Bey okuyunca yoruldu


Kahve, şeker, çay lazım
Tursil, persil; fay lazım
Güzel kıza toy lazım
Pırtı-sandık alda gel.

Aman! Sucuk hoş olsun,
Peynir, ciğer yaş olsun
Kıyma-tavuk kuş olsun
Böbrek, dalak dilde al!

Unutma tunç tavayı
Sarı sarı ayvayı
Düşünmeli yuvayı
Pencereye tül de al.

Boş tencere, boş tava
Dolu olsun bak kova!
Bugün çok sıcak hava;
Limon-ayran bulda al.

Pasta-börek saklıdır,
Helva-lokum tatlıdır
Baklavalar katlıdır
Dükkanından tartta al!

Badem, ceviz kırılsın
Mısır, nohut kavrulsun
Bir küp turşu kurulsun
Biber, sirke, tuz getir.

Sedef düğme yapılır
Elmas küpe takılır
Altınlarda satılır
Sarraf sarraf gez getir!

Ciğer getir kediye
Yetiş saat yediye
Düğün için hediye
Paket paket düz getir.

Bardak-tabak kırıldı,
Çanak-çömlek yarıldı.
Yaralarım sarıldı
İlaç-merhem tez getir!

Sana-bana pijama
Oğlan-kıza fanila
Büyük-küçük karyola
Metre metre bez getir.

Kilo kilo pastırma
Paket paket makarna
Külah külah dondurma
Erimeden tez getir!

Pahalıdır iyi mal;
Kaliteli yağ ve bal
Helva-lokum kaymak al
Birkaç hamal tut getir!

Mangal kürek bozuldu,
Dirsek-boru kırıldı
Odun-kömür azaldı
Yakmak için gaz getir.

İğne-iplik şiş kayıp
İncik-boncuk pul sayıp
Söylemesi çok ayıp
Cımbız-toka bul getir.

Liste liste yazıldı
Daha neler sayıldı;
Toplar iken kağıdı
Bey düştü bayıldı!

Hanım koştu kaldırdı;
Biraz hava aldırdı.
Bey kendine gelince;
Şaka diye yalvardı!

YUSUF TAĞI(TÜRKDEN)
_________________________
Facebook beğen
 
Reklam
 
KÖYÜMÜZÜ ÇOK SEViYORUZ
 
Tacirli'de Yaşanmış Bir Öykü

__ASLANLAR YARALIDA KÜKRER__
Mehmet Emin Adıyaman
Avukat

1930 li yıllardı Ağrı isyanı bastırılmış, isyana katıldıkları ileri sürülenler bertaraf edilmişti. Çevre köylerden kitleler halinde sürgünler yapılıyordu Ege ve Trakya’ya, Tacirli köyü isyana katılmamıştı. Çevre köy ve aşiretlere göre rahatlardı. Başlarına bir sorun açılmayacaktı. En azından böyle düşünüyorlardı..........
>Devamı için tıklayın<

&

SÖYLEŞİ  :   
Haz:Cemil Adıyaman
Kocaeli Ünv  
Hukuk Fakültesi  
Babam Mehmet Emin Adıyaman ile köyümüz, yöremiz, akrabalarımız ve geçmiş ile gelecek üzerine küçüklüğümüzden beri alışıla gelmiş sohbet ve söyleşilerimiz olmuştur. İstanbul da aile içi iletişimimiz ve sohbetlerimizin en güzel taraflarından biride köyümüze, akraba ve tanıdıklarımıza dair olanlarıdır. Doğrusu babamda köye, yöremize ve geçmişe dair meraklı sorularımıza cevap vermekten ve anlatmaktan büyük keyif alır.         >...Devamı...<
ŞİİR
 
HIÇKIRIK

Sevdandır deliye döndürdü beni.
Güneş idim,aşkın söndürdü beni.
Yeter artık sevgilim anla beni.
O mahmur bakışın öldürdü beni.


Seveyim dedim dertlere büründüm.
Rüzgârda toz, toprak gibi savruldum.
Bir başıma amansız dertlerimle,
Bende diyardan diyara süründüm.

Dertli gönlümde şahların şahısın.
Virane kalbimde,her an ahımsın.
Her gün,her gece ve heran,her yerde,
Hep hatırladıkça ahüvahımsın.

Sevdan başımda tüter duman,duman.
Virane olmuş gönlüm,halim yaman.
Beni benden almış kirpiklerin ok,
İki kaşın yaydır,saçların keman.

Bu dünyada mutluluğa hasretim.
Ne etsende sana yoktur nefretim.
Ben dünyada malı,mülkü neyleyim,
Sensin benim malım,mülküm servetim

İsmail YARAY
 
Şimdiye kadar 113335 ziyaretçisiteye girmiştir
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=